| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | go far f. | uzaklaşmak | ||
|
We had not gone far before we were caught in a shower. Sağanağa yakalandığımızda pek uzaklaşmamıştık. More Sentences |
||||
| Genel | go far f. | başarılı olmak | ||
|
I'm sure he will go far in the business world. Ben iş dünyasında onun başarılı olacağından eminim. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | go far f. | başarılı olmak | ||
|
I'm sure he will go far in the business world. Ben iş dünyasında onun başarılı olacağından eminim. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | go far f. | çok başarılı olmak | ||
| Genel | go far f. | çok iş görmek | ||
| Genel | go far f. | başarmak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | go far f. | başarıya ulaşmak | ||
| Konuşma Dili | go far f. | çok başarılı olmak | ||
| Konuşma Dili | go far f. | uzaklara gitmek | ||
| Konuşma Dili | go far f. | yeterli olmak | ||
| Konuşma Dili | go far f. | uzun süre yetmek/gitmek | ||
| Konuşma Dili | go far f. | uzun süre dayanmak | ||